right_side

Kategori

Arşiv

Site Üye Giriş

Posted on 20 Ağu 2009 In: Spor

Galatasaray Avrupa Karnesi

Galatasaray, Avrupa kupalarında en fazla maç yapan Türk takımı oldu hem de elde ettiği başarılarla Türkiye’nin gururu oldu.

Avrupa kupalarındaki ilk maçını, 1956-57 sezonunda Şampiyon Kulüpler Kupası’nda Romanya’nın Dinamo Bükreş takımına karşı oynayan sarı-kırmızılı takım, aradan geçen 53 yılda 223 karşılaşma yaptı.

”Cim Bom”, 1999-2000 sezonunda UEFA Kupası’nı ve ardından 2000 yılı UEFA Süper Kupası’nı kazanarak, futbolda Türkiye’ye kulüpler düzeyinde ilk Avrupa kupalarını getirerek, önemli bir başarıya imza attı. Sarı-kırmızılılar, Şampiyon Kulüpler Kupası’nda 1962-63 ve 1969-70 sezonlarında çeyrek final, 1988-89 sezonunda ise yarı final oynama başarısı gösterirken, Şampiyonlar Ligi’nde ise 2000-01 sezonunda çeyrek finale kadar yükseldi.

EZELİ RAKİPLERİNİ GERİDE BIRAKTI

Galatasaray, Avrupa kupalarında sergilediği performansla ezeli rakipleri Fenerbahçe, Beşiktaş ve Trabzonspor’u açık farkla geride bıraktı.

Avrupa Kupası maçlarında Galatasaray 223 kez sahaya çıkarken, Fenerbahçe 154, Beşiktaş 130, Trabzonspor ise 80 maç yapabildi.

Sarı-kırmızılılar ayrıca, Avrupa kupalarında en fazla maç yapan 4 Türk ekibi arasında, galibiyet sayısı mağlubiyet sayısından fazla olan tek kulüp oldu.

Sahaya çıktığı 223 maçta 84 galibiyet, 56 beraberlik ve 83 yenilgi alan ”Cim Bom”, rakip filelere 304 gol gönderdi ve kalesinde de 323 gol gördü.

Posted on 20 Ağu 2009 In: Magazin

İbrahim Tatlıses Serveti

Servetimi benden dinleyin dedi. Sayıp döktü. Altına da “Tatlı servet” diye imza attı. Servet 5 katı çıktı…

Basında çıkan “serveti dudak uçuklatan ünlüler” listesinin ilk sırasında yer almak, İbrahim Tatlıses’i kızdırdı. Listedeki bilgilerin yanlış olduğunu ileri süren türkücü, mal varlığını yazılı olarak açıkladıktan sonra listeyi “İbrahim Tatlı Servet” diye imzaladı. İbrahim Tatlıses’in açıkladığı mal varlığı basında çıkanlardan çok fazla…

MAL VARLIĞIMI BENDEN DİNLEYİN

Benim neyim var neyim yok, asıl benden dinleyin. Unutmayın ki zenginin parası züğürdün çenesini yorarmış. Açıklıyorum!

*Seyrantepe’de 1.5 dönüm arsa üzerinde kebap salonu,
*TV binası,
*Tatlıses şirketler Grubu binası,
*By Tatlıses Giyim’in atölyesi ve mağazası var.

*Demirciköy Alarko Sitesi’nde bir villa,
*Seyrantepe Oyak Sitesi’nde 3 daire,
*Şanlıurfa’da 1 daire,
*yine şanlıurfa’da 3 dönüm arsa,
*İzmir Narlıdere Folkart Evleri’nde 1 daire,
*Hadımköy Günışığı Konakları’nda ise 1 villa bulunuyor.

İKİ TELEVİZYON KANALIM VAR

*Ayrıca 1 tekne,
*2 sürat motoru,
*Bodrum Bitez’de 48 daireli Tatlıses Paradise apartları ve içinde 1 villa,
*Bodrum Bitez’de 6.5 dönüm üzerine denize sıfır 26 odalı Golo Beach Hotel,
*yine Bodrum Bitez’de 6.5 dönüm arsa,
*Kuşadası’nda 8 dönüm üzerine 6 katlı 157 odalı 314 yataklı Tatlıses Otel,

*İstanbul’da 5 kebap salonu,
*uydu kanalı ve D-Smart’ta yayında olan TV kanalı,
*ayrıca birçok ilde ulusal yayın yapan Tempo TV… Yani iki televizyon kanalım var. Saygılarımla.

Daha önce de teklif edilmişti ama o kabul etmemişti. Türkiye’nin dünyaca ünlü starı bu kez ‘prensipte anlaştık’ dedi. İşte o sürpriz isim

Hadise’nin “Düm Tek Tek” adlı parçası ile 4′üncü olan Türkiye’yi bu yıl Tarkan temsil edecek. 2010 Eurovision için perşembe günü TRT yetkilileri ile prensipte anlaştığı belirtilen Tarkan, Eurovision’un yanı sıra TRT ile sıkı bir iş alışverişine girdi.

Norveç’te 2010 Mayıs ayında yapılacak Eurovision yarışmasında ülkemizi temsil edecek olan Tarkan, TRT ile önümüzdeki hafta el sıkışarak anlaşmalarını duyuracaklarını belirtti.

Ünlü sanatçı ile TRT yetkilileri arasında ayrıca Eurovision’un dışında kurumun önümüzdeki günlerde açılacak müzik kanalı için de program anlaşması sağlandı.

Tarkan’ın ortak olduğu Hitt Prodüksiyon TRT müzik kanalı için program hazırlayacak.

EBU BAŞKANI BİLE ONU İSTEMİŞTİ

Tarkan’a teklif götürülmesi müzik otoriteleri tarafından sürpriz olarak değerlendirilmedi. Nitekim Avrupa Yayın Birliği (EBU) Eurovision Şarkı Yarışması Başkanı Svante Stockselius bile geçen yıl yaptığı bir açıklamada “Türkiye 2010′da Norveç’teki yarışmaya Tarkan’ı yollarsa çok sevinirim” demişti.

Hande Ataizi’nin babası ile ilgili hiç bilinmeyenler ortaya çıktı. Ünlü sanatçı kendisi anlattı; “Babam tarikata girdi ve…”

Anne ve babası yıllar önce ayrılan ünlü oyuncu Hande Ataizi, babasına 7 yaşındayken “Annemi çok üzüyorsun, bir daha beni arama” şeklindeki sözleri hatırlatılınca canlı yayında duygusal anlar yaşadı. Ataizi’nin babası, annesinden boşanıp tarikata girmiş.

Televizyongazetesi’nde yer alan habere göre Hande Ataizi’nin dedesi ise üst düzey bir mason…

Hande Ataizi, babasından bahsederken çok zorlandığı ve gözlerinin dolduğu dikkatlerden kaçmayan oyuncu, yaşadığı baba özlemini izleyenlerle paylaştı.

Kendisini zor toparlayarak ağlamamak için direnen Ataizi, “Sinirlerim bozuldu” diyerek bir süre sessiz kaldı. Hande Ataizi daha sonra “Bir kız çocuğu, hani ben hep özenirim ‘babam bunu istemedi, babam bana bunu aldı’ Hep bir özleme olarak kalmıştır. Ama ne yapalım, hepimizin hayatında böyle şeyler oluyor” diye konuştu.

BABAM TARİKATA GİRDİ

Babasıyla hiç görüşmediğini söyleyen Hande Ataizi, “Babam başka bir hayatı tercih etti.” diyerek babasının, annesiyle birlikte ODTÜ’de okurken bir tarikata girdiğini söyledi.

“Öyle grup çalışmaları bana göre değil açıkça söylemek gerekirse. Allah inancı hepimizin içinde. Hepimiz bir şekilde ibadetimizi yapıyoruz, zekatımızı da veriyoruz ama hani ailesiyle ilgilenemeyecek bir pozisyona geldi. Allah aşkı ile diyeyim. O yüzden böyle bir yol ayrımı yaşadı. Anlıyorum da ama hani anlamak da yeterli değil” diye konuşan Hande Ataizi, babasını tanımadığını ve bu nedenle de hayalini kurup eksikliğini hissettiğini ifade etti.

DEDESİ ÜST DÜZEY MASON

Babasının ailesinin çok Atatürkçü bir aile olduğunu, söyleyen ve dedesinin kolejin ilk mezunlarından olduğunu ve aynı zamanda üst düzey bir mason olduğunu ifade eden “Annesi dedemin ilk dışişlerinde çalışan kadın ve Mehmet Ali Okay, bizim büyük dedemiz, Meclis’i kurdu Atatürk ile” açıklamasını yaptı.

ALKOL YERİNE DAHA İYİ BİR ŞEYE KENDİNİ VERDİ

Hande Ataizi, “Demek ki herkes içindeki boşluğu, o dönemde, o da üniversite dönemindeydi, kimisi alkolik oluyor, kimisi uyuşturucu bağımlısı oluyor, kimisi dine veriyor. Belki de daha iyi bir şeye vermiş, hani öbürlerine vereceğine” diye konuştu.

Hande Ataizi, “Müslümanlıkta böyle bir şey yok” diyerek İslamiyet’te ailenin kutsal olduğuna atıfta bulundu ve “Hayata getirdiğin, sorumluluğunu alman gereken bir çocuğa bir kere bakmakla yükümlüsün” dedi.

Babasının yaşadığı bu sürecin normal olmadığını ifade eden Ataizi, “Ben açıkçası dinle çok fazla bağdaştıramıyorum. Demek ki bunun dinle alakası yok. Belki de kendisi kafasında bir takım şeyler yaşadı” diyerek annesinin de bu büyük değişim neticesinde büyük hayal kırıklığı yaşadığını belirtti.

ANNESİNE BASKI YAPMIŞ

Babasının annesinin kapanması gibi bir takım baskılar da kurduğunu söyleyen Hande Ataizi, “Aslında hani ben bunları söylerken bana enteresan da geliyor bu düşünce. Bir insan nasıl 23 yaşında bir anda değişir? Bana tuhaf da geliyor, yanlış da bulmuyorum, doğru da bulmuyorum açıkçası” ifadesini kullandı.

Hande Ataizi, şu anda babasının modern bir hayat sürdüğünü ancak evlendiğini son durumu hakkında ve ne yaptığıyla ilgili bir bilgiye sahip olmadığını anlatarak babasını zaman zaman düşündüğünü, kendisiyle ilgili düşüncelerini merak ettiğini de belirtti.

BABA EKSİKLİĞİ İLİŞKİLERİME DE YANSIYOR

Ataizi, annesinin 2. eşine baba dediğini de sözlerine ekleyerek erkeklerle olan ilişkisinde yaşadığı sorunların da öz babasıyla olan bu kopukluktan dolayı oluştuğunu ifade ederek “Sonuçta kalbimin bir tarafı kırık. İlişkilerimde zaten başarılı olamamak yani sonlandıramamak herhalde biraz bundan kaynaklanıyor. Çünkü ilişkide çok güvende hissetmek istiyorum kendimi. Çok sevince, o sevginin arkasından korku da geliyor. Çok normal çünkü terkedileceğim korkusu. O duygu girince zaten, o korku dünyanın en kötü şeyi, o zaman da bozulmaya başlıyor” açıklamasını yaptı.

Sperm bankası ünlüler arasında moda oldu. Leyla Bilginel ve Münir Özkul’un kızından sonra 3. ünlü de sıraya giriyor.

Leyla Bilginel ve Münir Özkul’un kızı Güner Özkul’dan sonra şimdi de Şenay Akay, sperm bankasından çocuk yapmaya hazırlanıyor.

Güneş gazetesinin haberine göre; anne olmayı kafaya koyan ama ciddi bir ilişkisi olmamasından dert yanan Akay, “Evlenip çocuk yapmak, spermi bankadan almaktan daha riskli. Kararımı verdim sperm bankası sayesinde anne olacağım” dedi.

Posted on 20 Ağu 2009 In: Kahve Molası

Hükümetten Memura Söz

Hükümet ile memur sendikaları arasında yürütülen toplu görüşmelerin 3. turu sona erdi. Hükümet adına görüşmelere başkanlık eden Bakan Yazıcı, sendikaları bir sözle ikna etti:

Memur-Sen Genel Başkanı Ahmet Gündoğdu, Başbakanlık Merkez Bina’da gerçekleştirilen toplantının ardından yaptığı açıklamada, toplantının verimli geçtiğini söyledi.

Gündoğdu, toplantıda özellikle tedavi ve görev yolluklarını kendisi ödeyip daha sonra bu ödemeleri alamadıkları için mağduriyet yaşayan kamu görevlileri ve bazı belediyelerde maaşlarını alamayan kamu görevlilerinin sorunlarını gündeme getirdiklerini bildirdi.

Ayrıca hizmet kollarının genel ve özel sorunlarını Kamu İşveren Kuruluna anlattıklarını belirten Gündoğdu, şöyle konuştu:

”Bu konularda, Sayın Bakan’a, ‘Geçmiş yıllardaki gibi hizmet kollarının sorunları ilgililer tarafından okunup, sizler tarafından dinlenmiş olmasın, bunların Yüksek İdari Kurula ve ilgili bakanlıklara sevkini ve güçlü bir iradeyle takibini istiyoruz’ diye Memur-Sen olarak somut bir öneride bulunduk. Sayın Bakan da ‘gelecek seneye ölmez burada olursak, bu masada bunların takibi ve giderilmesi için elimizden geleni yaptığımız göreceksiniz’ diye bir siyasi sahiplenme ve bunun suya atılan imza olarak kalmamasına yönelik bir tavır geliştirdi. Bunu önemsiyoruz.”

Toplu görüşmelerde yarın grevli, toplu sözleşmeli sendika hakkı talebinin gündeme geleceğini anımsatan Gündoğdu, bu talebin gerçekleşmesi için yarın Ankara dışındaki tüm illerde eylem yapacaklarını, Ankara’daki eylemi ise İçişleri Bakanı Beşir Atalay yarın konfederasyon genel merkezini ziyaret edeceği için cumartesi gününe ertelediklerini bildirdi.

Gündoğdu, ayrıca İstanbul’da yaşamını yitiren iki itfaiyeciye Allah’tan rahmet, yakınlarına baş sağlığı diledi.

TÜRKİYE KAMU-SEN GENEL BAŞKANI AKYILDIZ: ALDIĞIMIZ SÖZ, ÖNEMLİ BİR SÖZDÜR

Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı Bircan Akyıldız da toplantıda sendika yetkililerinin hizmet kollarının sorunlarına ilişkin sunum yaptıklarını söyledi.

Bu kapsamda gündeme getirilen önerilerin bir çoğunun mali ve sosyal haklar kapsamına girdiği için gelecek hafta ele alınmaya devam edeceği bilgisini veren Akyıldız, özellikle ek ödemelerle ilgili genelgenin uygulanmasında ortaya çıkan sorunlara çözüm getirilmesini beklediklerini ifade etti.

İstanbul’da yaşamını yitiren itfaiyecilere baş sağlığı dileyen Akyıldız,yaşananların kamu çalışanlarının ne kadar zor şartlarda görev yaptığının bir göstergesi olduğunu vurguladı.

Hizmet kollarına ilişkin taleplerinin karşılanması konusunda, ”kurum amirlerinin sorumluluktan kaçma eğilimi” nedeniyle masanın işinin yoğunlaştığını savunan Akyıldız, bunun sorunların aşılmasında da güçlüklere neden olduğunu belirtti. Akyıldız, şunları kaydetti:

”Kurumlarla ilgili taleplerin geçen sene olduğu gibi rafa kaldırılmamasını ve bu taleplerle ilgili değerlendirmelerin yapılmasını istedik. Bu konuda aldığımız söz, önemli bir sözdür. Altını çizerek ifade etmek istiyorum, geçen sene hizmet kollarıyla ilgili taleplerimizin Devlet Personel Başkanlığında değerlendirilmesi ve ne yönde işlem yapıldığının bize bildirilmesini istediğimizde ilginç bir yazıyla karşı karşıya kalmıştık. ‘Mutabakat Zaptı’nda bu dosyaların değerlendirileceğine dair bir hüküm bulunmadığından işleme alınmamıştır’ gibi bir cevap verdiler. Bunu yadırgadığımızı, bu sene aynı işlemle karşı karşıya kalmak istemediğimizi ifade ettik. Sonuçta Sayın Bakan bir söz verdi. ‘Buradayken, Allah can verdiği sürece bu taleplerin iki noktada değerlendirilmesini ısrarla takip edeceğini’ ifade etti. Birincisi, ‘Devlet Personel Başkanlığında konuya ilişkin talepler bir değerlendirmeye tabi tutulacak ve özünün tespiti noktasında ilgili kurum ve kuruluşlara gönderilerek, bunlarla ilgili işlemlerin gereğinin yapılması konusu takip edilecek ve sonuçları da gelecek seneye kalmadan inşallah gerçekleştirilecek’ demiştir. Ayrıca bu taleplerin bütünü Yüksek İdari Kurula gönderilerek takibi ve gereğinin yapılması, kurulun sorumluluk üstlenmesi konusunda ısrarcı olacağını ve gereğini yapacağını ifade etmiştir. Bu bizi rahatlatmıştır. Bun rağmen, biz siyasi iradenin verdiği bir çok sözü hatırlıyoruz, bu sözlerin suya yazılan yazı şeklinde kalmamasını ve uygulamaya konulmasını özellikle istirham ediyoruz.”

Akyıldız, ayrıca yarınki toplantıya ‘’sendikal faaliyetlerde Türkiye Kamu-Sen’e yönelik ayrımcılık yapıldığını” gösteren belgeleri içeren bir klasörle geleceğini bildirdi.

Posted on 20 Ağu 2009 In: Kahve Molası

Nezihe Meriç Toprağa Verildi

İstanbul’da önceki gün 84 yaşında vefat eden yazar Nezihe Meriç’in cenazesi toprağa verildi.
Nezihe Meriç için Bebek Camisi’nde öğlen kılınan cenaze namazına, kızı Aslı Şengil Buico, torunu Rita ile TYS Başkanı Enver Ercan, yazar Leyla Erbil, Mustafa Köz, Cengiz Bektaş, Adnan Özyalçıner, Aydın Ilgaz, sinema oyuncusu Fikret Hakan, Nilüfer Açıkalın, ressam Mehmet Güler ve Ahmet Oktay’ın da aralarında bulunduğu sanat ve edebiyat dünyasından çok sayıda kişi katıldı.

Namazın ardından Meriç’in cenazesi, alkışlar arasında cenaze arabasına konularak, Zincirlikuyu Mezarlığı’nda toprağa verildi.

Yazar Yaşar Kemal, demokratik açılımla ilgili medya mensuplarından son günlerde gelen sorulara yazılı bir açıklamayla cevap verdi: “içten ve akılcı her yaklaşımı saygı ve şükranla karşılarım”
Yazar Yaşar Kemal, ”Türkiye’de akan kanın durmasına ve çağdaş bir demokrasiye ulaşılmasına en büyük engelin çözümü için içten ve akılcı her yaklaşımı saygı ve şükranla karşıladığını” bildirdi.

Yaşar Kemal, yaptığı yazılı açıklamada, medya mensuplarından son günlerde gelen sorulara yazılı bir açıklamayla cevap vermek istediğini belirterek, İçişleri Bakanı Beşir Atalay’ın birkaç gün önce kendisini ziyaret ettiğini hatırlattı.

Yaşar Kemal, açıklamasında şunları kaydetti:

”Birkaç gün önce Prof. Beşir Atalay ziyaretime geldi. Kendisiyle tanışmak ve yıllardır tekrarladığım düşüncelerimi paylaşmak fırsatım oldu. Türkiye’de akan kanın durmasına ve çağdaş bir demokrasiye ulaşmamıza en büyük engelin çözümü için içten ve akılcı her yaklaşımı saygı ve şükranla karşılarım.

Bu yaşıma kadar yaşadıklarım, gördüklerim ve yazdıklarımla nerede durduğumu bilen herkes sadece ve sadece kendi vicdanımı temsil ettiğimi ve sadece ve sadece kendi vicdanımın sözcüsü olduğumu iyi bilir.

Israrla, bıkmadan usanmadan söylemeyi sürdürdüğüm şu inancım da bilinir ya, tekrar edeyim: Her toprak doğasıyla ve kültürüyle zengindir. İnsan olarak gücümüzü yaşadığımız toprağın zenginliği, çeşitliliği verir.Dünya 1000 kültürlü bir çiçek bahçesidir, bu bahçeden bir tek çiçeğin yok olması dünyadan bir rengin yitmesidir.”

Yaşar Kemal, medya mensuplarından ”1 Eylülde düzenlenecek mitinge katılıp katılmayacağı” yönünde sorular geldiğini de belirterek, ”Ne yaşım, ne sağlığım artık mitinglere katılmama uygun. Ancak şunu söylemek isterim: Bugün Türk olsun, Kürt olsun, kim olursa olsun, hangi oluşumdan gelirse gelsin, bu ülkede gerginliği arttıracak söz ve eyleme girişeceklerin vebali ağırdır, tarih önünde ağır biçimde yargılanacaklardır, buna eminim” ifadesini kullandı.

Posted on 20 Ağu 2009 In: Her Telden

geçici güvenlik bölgesi

Genelkurmay Başkanlığı, Tunceli’nin bazı bölgelerini ”geçici güvenlik bölgesi” olarak belirledi.
Genelkurmay Başkanlığının internet sitesinde yer alan bilgi notunda, 23 Ağustos-23 Kasım 2009 tarihleri arasında giriş yasağı uygulanacak Tunceli’deki bölgelere ilişkin koordinatlara yer verildi.

Posted on 20 Ağu 2009 In: Her Telden

Şehri Karıştıran İnekler

Bolu’nun Mudurnu ilçe merkezinde başıboş dolaşan ineklerin sahibi, belediye hoparlöründen yapılan anonsla arandı. Şehri karıştıran inkeler bakın ne çileler çektirdi.Edinilen bilgiye göre, vatandaşlar, ilçe merkezinde başıboş gezerek trafiği tehlikeye düşüren 5 ineği polise ihbar etti. Trafik polisleri inekleri yakalayarak Mudurnu Zabıta’sına teslim etti. Uzun bir süre ineklerin sahibini arayan zabıta, çareyi belediye hoparlöründen yapılan anonsta buldu. Belediye hoparlörle kaybolan ineğin sahibinin arandığını 4 bin 900 nüfuslu ilçede herkese duyurdu.

İlana rağmen sahibi ortaya çıkmayınca inekler, zabıta görevlilerince Mudurnu İtfaiye garajına götürüldü. İnekler daha sonra buradan da alınarak bir vatandaşın bahçesine konuldu. Uzun bir aradan sonra ineklerinin kaybolduğunu fark eden Veysel Baltacı isimli vatandaş, zabıtaya gelerek bulunan ineklerin kendisine ait olduğunu söyledi.

Dalgınlığı sonucu ineklerin ilçe merkezine indiğini kaydeden Baltacı, 5 ineğini bulmanın sevincini yaşadı. Baltacı, inekleri ilçe merkezinden evine doğru götürürken, bu kezde trafik tıkandı. Sürücüler, ineklerin yoldan uzaklaşmasıyla yollarına devam edebildi.